CANLI YAYIN

Cemaat Nedir, Nasıl Olmalıdır? - II

Cemaat Nedir, Nasıl Olmalıdır? - II

Allah’ın (c.c.) kulları için razı olduğu tek din olan İslam, ancak cemaatle yaşanabilir bir dindir. Kur’an ve Sünnet cemaat olmayı, bir arada bulunmayı emreder. Bir arada bulunulmadığında doğacak sıkıntı ve sancılardan sakındırır. Unutulmamalıdır ki İslam’ın, Müslümanların ifa ettikleri ferdi ibadetlerden öteye daha büyük bir hedefi vardır. İslam, yeryüzünü kuşatmayı ve bu nurun ulaşmadığı hiçbir yerin, milletin, toplumun, ailenin, ferdin kalmamasını hedeflemektedir. Asırlardır ayrı ayrı yapı ve yollarda olmalarına rağmen, gayri İslami olan yapılar İslam’ın karşısında birleşirken, İslam’ın bunların oyun ve desiselerine karşı ferdi cevaplar verme noktasında olmasının doğru olması düşünülemez. Unutulmamalıdır ki Müslümanların cemaat çatısı altında toplanmaları, aklın ve İslami nasların biri gereğidir. Farklı ortamların, farklı mizaçların, farkı istek sahiplerinin bir araya gelmiş şekli olan cemaati bir araya getiren İslam’dır. İslam toplumsallıktan uzaklaştıran bir din değildir. Müslüman bir köşe başına çivili değildir. Unutmamalıyız ki Allah’ın (c.c.) bize uygun gördüğü Müslümanlık, cemaat Müslümanlığıdır. Cemaat olmanın da beraberinde birtakım sıkıntıları getirdiği bir gerçektir. Geçmiş nesillerin cemaat içinde olmanın getirdiği sıkıntıları nasıl yaşadıkları bilgileri, bu bağlamda bize gelen bilgiler ve tecrübeler ortadadır.

Ashab-ı kiramdan itibaren Müslümanlar olarak, bir arada olmanın hem güzel sonuçlarını hem de bu güzel sonuçları elde etmek için gerektiğinde bedel ödemeyi yaşayarak öğrenen bir ümmetiz. Sahabe kuşağının bu güzel sonuçları elde etmek için ortaya koydukları mücadele ve fedakârlıklarında bizler için güzel örneklerin olduğu da bir gerçektir. İslam’ı kendi kurduğu ortamda veya yabancı ortamlarda yaşarken ciğerlerimizin soluduğu havanın etkisi ile bünyelerin gösterdiği arızaların tedavi edilmesi kaçınılmazdır. Bu ortamlarda birtakım sıkıntıların oluşması kaçınılmazdır ki eğer oluşursa bunların büyümemesine dikkat etmekle ve tedavi sürecinde yaralarımızı tedaviye, mikroplara duçar olmaktan korumaya da mecburuz. Unutmamalıyız ki İslam bir cemaat dinidir. Allah’ın rahmeti cemaatin üzerinedir. Cemaatten ayrılan ziyandadır. Bu meyanda pek çok hadis-i şerifler bizi uyarmaktadır. İslam Cuma namazlarında, cephelerde saf tutup Cihad etmeye varana dek pek çok yerde cemaat olmayı, yani farklı mizaç ve ihtiyaç sahiplerinin bir araya gelerek oluşturdukları birlikteliklerle dinlerini yaşamalarını emreder.

Cemaat olmak, bir camide bir imamın arkasında durup namaz kılmaktan ibaret değildir.  Unutulmamalıdır ki İslam’ı beraberce yaşama gayretinin verildiği alanların adıdır cemaat. Abdesti bozan şeyleri iç organlarımızda taşıdığımız halde, abdestli olarak namaza durmayı cenab-ı hakkın emretmesi gibi sıkıntıların menbaı sayılabilen toplumlarda bu sıkıntılarla mücadele ederek güzel İslam’ı ortaya koymamızı emreder rabbimiz. Unutulmamalıdır ki insanın sorunlar yumağı olması onun mükerrem olmasına, İslam’la kazandığı şerefine mâni değildir. Bu çizgiyi muhafaza etmek İslami erdemimizdir. Cemaat olmamızla bir nevi imtihan malzemelerimizi ortaya koymuş, yani adeta birbirimizin huyunun, suyunun açığa çıkmasına sebep olmakta ve bunlar karşısındaki tavrımız ve duruşumuzla da rabbimize kulluk sınavımızı vermekteyiz.

Müslümanlar açısından Namaz kılmanın bir fıkhı, oruç tutmanın bir fıkhı, zekât vermenin bir fıkhı olduğu gibi, cemaat olmanın da bir fıkhı olduğu unutulmamalıdır. Camide ibadet halinde olanlarda mükemmel bir İslam tablosunu görmek gayet mümkün, ama faiz kapıyı çaldığında, Allah yolunda cihad bir vakıa olarak karşımıza çıktığında, şehevi arzuların şahlandığı günümüzde zina kapımızı çaldığında İslam’ın emir ve buyruklarına hassasiyetimiz, itaatimiz ve bu noktadaki tutumumuz, sonucu belirleyen tutum olacaktır. Bu nedenle İslami hayatımız için zorunlu olan cemaat fıkhını da bilemek zorundayız. Unutmamalıyız ki hakka hizmet adı altında bir araya gelen insanlar şeytanın ilgi alanının dışında değildirler. Bu arada yine unutmamamız gereken diğer bir temel nokta, bizlerin en temel görev ve sorumluluklarımızdan birinin de Allah için bir araya gelmemiz, tek bir ümmet görüntüsünü sergilememiz ve bunun gereklerine riayet etmemizdir. Cuma namazını kılabileceklerin, camiyi yapmaktan daha önemli ve değerli olan Cuma mantığıyla bir arada, sözleri bir insanlar olarak baş başa, beraber kalmayı becermeleridir. Yine unutmamalıyız ki şeytanın cumayı kıldırmamak için yaptığı entrikalar, beraber olamamaları için yaptığı entrikalardan, oyunlardan farksızdır.  Buradan yola çıkarak cemaat olmakla ilgili bazı noktaları maddeler halinde sunmak istiyorum:

1- Birlik olmak ve bunun tezahürü olan cemaat ehli olmak bir tercih değil bir zarurettir.

2- Allah’ın (c.c.) bizim için seçtiği ideal Müslümanlık, cemaat Müslümanlığıdır.

3- Cemaatten ayrılan veya cemaat ehli olmayan Müslüman zarardadır ve şeytanın oyunlarına karşı korumasızdır.

4- Namazımızın, orucumuzun, zekatımızın, bir fıkhı, kuralı, lazımları olduğu gibi cemaat olmanın da birtakım farzları, lazımları olduğu bir gerçektir.

5- İslam’ın bizden istediği sadece münferit olarak Allah tealaya ibadet etmemiz değildir, bilakis ümmet fotoğrafını ortaya koymamızın ehemmiyeti, ferdi yaptığımız ibadetlerin ehemmiyetinden aşağı değildir.

Hedeflenen cemaat ahlakına sahip olma temennimiz sürekli dualarımızdadır.

Selam ve dua ile…

İlimsiz

DİĞER MAKALELER