CANLI YAYIN

Tasavvuftan Maksad Nedir? III

Tasavvuftan Maksad Nedir? III

Öncelikle şunun altını çizelim ki, “Tasavvufun aslı kitap ve sünnetin ta kendisidir” şimdi İslam tarihinde sosyolojik olarak tasavvufun vakıına bir bakalım. Bu bağlamda

 

İlmi sahaya baktığımızda; ilmi sahadaki büyüklerin büyük bir çoğunluğunun sofilerden olduğunu görürüz. Hiç bir kimse sufiyye taifesini bir kenara bırakarak, ilmi sahada varlık iddia edemez. Mesela;  

 

  • ibni hacer el-askalani, şerhi buhari nin sahibi abdulkadiri ceylaninin tercemesini yapıp, hallerini kerametlerini orada yazan şahsiyettir.
  • Müslim i şerh eden imam nevevi yine onun (ettibyan fi adaba hemeletil kuran ) nın okuyan herkes tasavvufun kokusunu açıkça görecektir.
  • kütübü sitte nin kadim şarihleri nin geneli ne baktığımızda, kendilerinin ve senedleri nini dayandığı büyüklerin büyük çoğunluğunun sufiyyenin meşayıh ı olduğunu görürüz.
  • kıraat ilmindeki meşhur karilerimizin senetlerindeki zevatın sufiye olduğunu görürüz. Bu bağlamda zekeriyya el-ensari ki, bütün kurralar senedlerinde bu zata dayanırlar. Bu zat tasavvufun büyüklerindendir. Risale i kuşeyriyye ye bir şerh yapmıştır ki, bu şerhte tasavvufun temel esaslarını ele almıştır.

Netice olarak, Buda gösteriyor ki, bu tasavvuf büyükleri dinin bize ulaşımında ki ana mercilerdendirler. O halde bunların hakkında şek ve şaibe oluşturmak, maazanallah din hakkında şaibelere gebedir. zira dini getiren lerde şüphe oldu mu, o zaman dinde de olur.

 

cihad sahasına bir bakalım; asrı sadetten ve hülefa i raşidin efendilerimizin devirlerinden sonra, bugüne dek Müslümanlar ın bildiği, tanıdığı tüm zaferlere baktığımızda, onların liderleri veya onları teşvik eden, cihada sevk edenlerin sofiyye taifesi olduğunu görürüz. Mesela;

  • Kudüs u şerifi fetheden selahaddin i eyyubi, cihad edebilmek için tekkelerde insanlar yetişsin diye tekkeleri inşa eden ve  mısırda imamı Şafii nin mezarının üzerine kubbe yapanda kişidir. 
  • Nureddin zengi, tasavvufun en büyük eserlerinden olan ihya ı ulum’u din in telifini temin edecek olan medrese ve alimlerin yetişmesini temin eden kişidir.
  • Mısırda yaşı 60 aşması ve gözleri görmemesine rağmen sancağı eline alan ebu l-hasan e-şşazeli hz leri dir. Mısırda etrafına iz bin abdusselam gibi, âlimlerin sultanlarını da alarak, cihad seferberliğini başlattı.
  • Tatarları def eden cihad ordusunu sevk eden ve Müslüman ları harekete geçiren Ahmet bedevi hz leri dir.
  • meğrib deki cihad hareketini başlatan şahsiyet, yine sofilerdir.
  • Libya da büyük cihadı başlatan Ahmet muhtar, senusiyye tarikatına müntesip olan bir şahsiyet.
  • Geçmişte (rabbim yeniden şamı şerifi o izzetli günlerinden çıkartacak komutanlar ve büyükleri lütfeylesin) Şam da ümmetin cihadının sancaktarları, nakşi ve şazeli tarikatı meşayıhı idi.
  • Endonezya ve çevresindeki zulmü def eden mücahitlerin öncüleri aleviyye tarikatı meşayıh’ı dırlar.

 

Bu ifade ettiğimiz hususlar kapalı veya meçhul olan hususlar değil tarihi bilgiye sahip olan her insaf sahibi ilim adamının itiraf edeceği hakiaktlerdir. Şimdi bu ifade ettiğimiz hakikat ları objektif olarak mütaala eden her insaf sahibi müimin görecek ki, birinci asırdan bugün ki çağa dek, cihadi hareketlerin sancaktarları, tarikatı aliyyelerin meşayıhları olmuştur.

 

Tebliğ ve davet yönüne gelirsek;

yeryüzünde kıtal olmaksızın İslam a, hikmet ile davet ederek, insanların İslam ı seçmelerine, girmelerine sebep olan çoğunlukla tasavvufi hareketler olduğunu görürüz.

  • Asya kıtasına baktığımızda, ticaniyye ve diğer tarikatların İslam ı yaymakla meşgul olduklarını görürüz.
  • Afrika ya baktığımızda bu kıtalarda İslam ı yayanların, bu hareketler olduğunu görürüz.

 

Şimdi iktisad yönüne bir bakalım;

İslam iktisadını yayanların büyük çoğunluğu yine tasavvuf büyükleridir. mesela

  • cüneydi bağdadi hz leri tüccar idi.
  • İmamı azam tüccar idi.

Bu iki büyük zatın örnekliğinde biliyoruz ki, Tasavvuf büyüklerinin büyük çoğunluğuna baktığımızda yük olan değil, yük alanlar olduğunu görürüz. Dolayısıyla hayat dini olan İslam ın, hayatın tüm alan ve sahalarındaki çalışmalarına baktığımızda tasavvuf ehlinin bu manada birer sancaktar olduğunu görürüz.

Şimdi tasavvuf ehlinin geçmişi böyle iken, bugün tasavvuf ehline dil uzatanlara şu soruyu sormak gerek. Tasavvuf ehlini örneklerle eserlerini ifade ettik. Peki “sizin karşı çıkan kardeşlerim, hani sizin eserleriniz nerde?” Tarihe baktığımızda, tasavvufun devri dediğimiz dönemlerde İslam sancağının zirvelerde olduğunu görürken, bu sancak düştükten sonra ise maalesef Müslümanlar ın geri kaldığını görürüz. 

Toplumdaki tasavvuf karşıtlığı?

Evet Bugün bir çok kişi, tasavvuf ve tarikat ehliyim diyen insanlarda var olup şeriata uymayan şeyleri ifade ederek, tasavvufu inkâr eder. Birçok yerde özellikle yaşadığımız fetret devrinde, tarikat ve tasavvuf ehli olup bidatlerle ve yanlışlarla iç içe olanlar varlığını inkar edemeyiz. Bunlar gerçek anlamda olanların arasına sızmışlardıren başta cüneydi bağdadi hzl erinden arzettiğimiz üzere burada zikrettiğimiz tarikat veya tasavvuftan kast ettiğimiz müüteşerri yani köşe taşlarını kuranı azim ile sahih sünneti seniyeyin belirlediği bir alanda olan tarikat ve tasavvuf ekolleridir. Bunun dışında kalanlara gelince, hakikat tasavvuf bunlardan beridir. Yine Cüneyd i bağdadi hzl eri “bir adamın havada uçtuğunu görseniz uçtuğuna bakmayın. Şeriata uyup uymadığına bakın. Eğer uymayan bir şey varsa, o istidrac dır, ondan uzak durun. Yok, eğer şeriata harfiyen uyan biri ise, o Allah ın ona bahşettiği bir keramettir” der.

 

Şimdi, hadis ilmine birileri mevzu zayıf hadisler sokuyor diye, hadis ilmini inkâr mı edeceğiz? yine tefsir ilminde birileri israiliyat larla uğraşmış diye, tefsir ilmini mi atacağız? Fıkıh ilminde birileri dünyevi menfaat için, fıkhı suiistimal etti diye onu terk mi edeceğiz? Akaid ilminde birileri, felsefecilerin sapıklıklarını ona katmış diye, onumu terk edeceğiz? böyle yaparsak dini atmış oluruz.

Onun için, bize düşen bakacak ve araştıracağız, iddia sahibi iddia ettiği alanda ehlimi, değil mi? şeriata uyuyor mu, uymuyor mu? Uyarsa alacağız, yoksa atacağız. Avamdan insanlar, iddia sahibinin kerameti var mı, yok mu? diye bakıyorlar. Asıl keramet istikamettir.

Semal ve dua ile.

İlimsiz

DİĞER MAKALELER