CANLI YAYIN

İyilik Ve İnfak Ahlakı

İyilik Ve İnfak Ahlakı

İyiliği ve infakı istismar etmeden, infakta suiistimale fırsat vermeden gerçek anlamda muhtaç olanları bulmak vazifemizdir. İncitmeden, ezmeden, üzmeden, başa kakmadan insanlığın elinden tutmalıyız. İnfak ederken Kabilce duygularla değil, Karunca hesaplarla, tavırlarla değil, kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez kurnazlığıyla değil…  

Sadece kalbi ve hasbi niyet ve eylemlerle Allah’ın (c.c.) bire karşı yedi yüzle mukabele edeceğini akıldan çıkartmadan mazluma, mağdura el uzatmalıyız. Bilmeliyiz ki o ihtiyaç sahibinden daha fazlaca ihtiyaçlı olan bizleriz. Zira Efendimiz (s.a.s.) “Yarım hurma ile de olsa cehennem ateşinden korunun.” ifadesinde yaptığımız infakın bizleri cehennemden koruduğunu haber vermekte. Bir yönüyle başkalarını sıkıntıdan kurtarıyor görünsek de aslında kedimizi cehennemden korumuş oluyoruz.  

Bununla beraber eğer ailevi sorunlarımızın sonu gelmiyorsa, musibetler, belalar peşimizi bırakmıyorsa infakta yoğunlaşmalıyız. Başımızın gözümüzün sadakasını vermeliyiz.  

“Mallarını Allah yolunda infak edip başa kakmayan, fakirlerin gönlünü kırmayan kişiler varya, onların Allah katında has mükafatları vardır. Onlar için korku yoktur, üzüntü de çekmeyeceklerdir. Güzel söz ve bağışlama, arkasından incitme gelen sadakadan daha iyidir. Allah zengindir; acelesi de yoktur.  

Ey iman edenler, Allah’a ve ahiret gününe inanmadığı halde malını gösteriş için harcayan kimse gibi başa kakmak ve incitmek suretiyle, yaptığınız hayırları boşa çıkartmayınız. Böylesinin durumu, üzerinde toprak bulunan düz kayaya benzer ki sağanak bir yağmur isabet etmiş de onu çıplak, pürüzsüz bir kaya haline getirmiştir. Bunlar kazandıklarından hiçbir şeye sahip olamazlar. Allah kafirleri doğru yola erdirmez.  

Allah’ın rızasını kazanmak ve ruhlarındaki cömertliği kuvvetlendirmek için mallarını hayra sarf edenlerin durumu, bir tepede kurulmuş güzel bir bahçeye benzer ki üzerine bol yağmur yağmış da iki kat ürün vermiş. Bol yağmur yağmasa da çisinti düşer (de yine ürün verir); Allah yaptıklarınızı görmektedir.” (Bakara 262-263-264) 

Sadaka ve zekâtın açıktan verilebildiği gibi gizliden verilmesinin daha hayırlı olacağını haber vermekte Mevlamız: “Eğer sadakalarınızı (zekât ve benzeri hayırlarınızı) açıktan verirseniz ne ala! Eğer onu fakirlere gizliden verirseniz, işte bu sizin için daha hayırlıdır. Allah da bu sebeple sizin günahlarınızı örter. Allah yapmakta olduklarınızı bilir.” (Bakara 271). Demek ki atalarımızın dediği gibi “sen iyilik yap denize at, balık bilmezse halık bilir!”.  

Unutmamak gerek ki vermek, varlık işi değil yürek işidir. Bileceğiz ki Allah (c.c.) yoksulların rızkını bizim rızkımızın içine koydu. Öyleyse kendiliğinden geleni kendimizden bellemeyeceğiz. 

Selam ve dua ile… 

İlimsiz

DİĞER MAKALELER