CANLI YAYIN

Taziye

Taziye

İnna Lillahi ve İnna İleyhi Raciun…

Alim’in ölümü alem’in ölümü gibidir… (Hadis-i Şerif)

Ne de güzel buyurmuş gönlümüzün süruru fahr-i kâinat efendimiz (s.a.s.)! Bugün (20 Haziran 2018) ilim ve irfan semamızdan bir yıldız daha kaydı; son dönem alim, fazıl, davetçi ve mücahid hocalarımızın başında gelenlerden Abdulmetin Balkanlıoğlu hocamız ebediyet yurduna göç eyledi. Ehl-i Sünnet’in müstakim davetçisi, İsmailağa’nın müttaki dervişi, İslam Ümmeti’inin dertli hocası emanetini teslim edip dar-ı bekaya irtihal eyledi.

Merhum Abdulmetin Balkanlıoğlu hocamızın hepimiz üzerinde büyük emekleri vardı. O bize dervişliğin sadece aba giyinip sarık sarmakla mümkün olmadığını hal diliyle öğretti. Ümmet olmanın ehemmiyetini ve o ümmetin derdiyle dertlenmeyi onun rahle-i tedrisinde öğrendik. Cemaatli olmakla cemaatçi olmanın kritik farkını, kurduğu tüm ilişkilerdeki İslam kardeşliği hassasiyetiyle her daim ortaya koydu. O’nun milliliğe olan vurgusu Millet-i İslam’a olan ünsiyetinden bağımsız değildi; o milli derken hep İslami olanı kasdetti ve ona davet etti. Sevad-ı Azam’ın (radiyallahu anhüm) yegâne yolu olan Ehl-i Sünnet, O’nun için bir çıkar, kazanç kapısı değil, bedel ödemenin ve mücadeleye hüküm giymenin adı oldu. Kemalist cunta kalıntılarının, Avrupalı gavurların ve bilumum İslam düşmanlarının zaman zaman O’na saldırmaları boşuna değildi. Zira o basireti açık bir mü’mindi. Değil mi ki fahr-i kainat efendimiz (s.a.s.) ‘Mü’min’in Ferasetinden Korkun!...’ buyurmuş, O Türkiye’de Müslümanlara feraset sunan ender hocaefendilerin başında geliyordu. Bundan dolayı İslam düşmanlarının kinleri hep ona dönüktü.

Biz O’nun Mü’minliğine, eminliğine, takvasına, merhametine, küfre karşı gazabına şahidiz… Müslüman gibi yaşadı ve her Müslümanın gıptayla bakacağı bir şekilde Müslümanca ruhunu teslim etti. Rabbim rahmetiyle esrigeyip makamını âli eylesin. Başta ehl-i beyti olmak üzere geride kalan sevenlerine ve biz kardeşlerine de sabır ve istikamet bahşetsin.

İlimsiz

DİĞER DUYURULAR