CANLI YAYIN

YARIN BAYRAM

YARIN BAYRAM

Bütün toplumlarda, insanların bir arada yâd etmek için neşe ve sevinç içinde kutladıkları günlere, bayram günleri denmektedir. İnsan açısından, belli günlerde bezenmek, süslenmek, neşelenmek ve eğlenmek suretiyle dinlenmek, sıkıntıları atarak rahatlamak, fıtri bir ihtiyaçtır. Fakat, burada şu mukayeseyi de yapmak gerekir: Batı toplumlarının temel felsefelerinde bayram günleri, hedonizm ve epikürizm temeli üzerine kurulduğu için onlar bu günleri, aşırılık, ölçüsüz eğlence ve gerek bireysel ve gerekse toplumsal çılgınlık şeklinde icra etmektedirler. Bunu anlamak için noel (yılbaşı kutlamaları ve buna benzer diğer bayram günleri vs.) kutlamalarına bakmamız yeterlidir. Buna mukabil, İslami toplumların referans ve değerlerinde ise, hakkaniyet ve adalet olduğundan, bu bayram günlerinde birtakım eğlenceler, dinlenceler icra edilirken, bir yandan da toplumsal anlamda sosyal sorumluluklar (akrabaları ziyaret etmek, düşkünleri ve yetimleri gözetmek, küslerin barışması ve benzer uygulamalar vs.) icra edilir. Bu kıyas da bir nevi İslam’ın ve Batı toplumlarının hayata sunduklarının bir göstergesidir.

Evet, yarın bayram dedik. Bu münasebetle, bizim değer yargılarımızı yansıtan (Sünnet’e uygun) birtakım uygun eylemleri paylaşacak olursak:

Öncelikle, Ramazan Bayramı olması hasebiyle, Mevla kabul buyursun, oruçlarımızı, hayır ve hasenatımızı… Eğer vermemişsek fıtır sadakamızı mutlaka vermeliyiz. Zira fıtır sadakası tuttuğumuz oruçlarımızda bir eksik, kusur varsa onların telafisi mahiyetindedir. Zekatlarımızın vakti gelmiş ise, mutlaka vermeliyiz. Zira zekât ibadeti bir açıdan Allah’a (c.c.) verdiği nimetlere şükür mahiyetinde olmakla beraber, diğer bir açıdan da sosyal barışı, dengeyi ve adaleti sağlayan, imkânı olmayan insanların da yüzlerini güldüren çok önemli bir vazifedir. Bunlarla beraber, sabahın erken saatinde kalkarak önce gusül alırız. Sünnet niyetiyle dişlerimizi temizleriz. Elbiselerimizin yenisini veya en temiz olanını giyeriz. Güzel kokular sürünürüz. Ramazan Bayramı olduğu için evden çıkmadan bir, üç, beş gibi tekli sayılarda lokma tatlı (mümkünse hurma) alırız. Evden çıkarken sağ ayakla çıkarız. Çıkarken besmele (Bismillahirrahmanirrahim) ile çıkarız. Evden bayram namazı için camiye giderken, içimizden “Allahu Ekber Allahu Ekber la ilahe illallahu vellahu ekber Allahu Ekber velillahil hamd” deriz. Yol boyunca, giderken ve gelirken bunu tekrar ederiz. Evimizde ve yolda giderken, güler yüzlü, mütebessim olmaya dikkat ederiz. Yolda yürürken karşılaştığımız, tanıdığımız ve tanımadığımız herkese (Selamünaleyküm der) selam veririz. Verilen selamı (Ve aleykümselam der) alırız. Camiye sağ ayakla gireriz. Girerken besmele ile gireriz. Boş olan yere otururuz. Ön safta oturmanın daha sevap olduğunu bildiğimizden, eğer boş ise, insanların üzerinden atlamadan ve onlara eza etmeden ön safa geçeriz. Namazımızı kılarken safta boşluk bırakmaz ve omuzlarımızı birbirine değdiririz. Sohbet ediliyorsa, huşu içinde edilen nasihatleri dinler ve kendi payımıza düşeni almak için dikkat ederiz. Namazdan sonra hemen çıkmaz, hutbenin akabinde de duanın bitmesini bekleriz. Duadan sonra tanıdığımız ve tanımadığımız, karşılaştığımız herkesin bayramını tebrik ederiz. Bayramın bir kaynaşma vesilesi olduğunu unutmayız.

Namazda saflara bakar ve cumhurbaşkanı ile çobanın, amir ile memurun, işçi ile işverenin, dekan ile talebenin, komutan ile erin aynı safta yan yana, aynı hedefe yöneldiğini ve aynı şeyleri söylediğini düşünür ve Allah’a (c.c.) karşı sorumluluklarımızda eşit olduğumuzun bilincini, nefislerimizde pekiştirmeye çalışır ve bunun tüm hayatımızda bir ahlak halini almasının gereğini düşünürüz. Dünyadaki bu izafi makam ve mevkilerin, yaşadığımız hayat filminde birer rol olduğunu ve hayat filminin perde arkasında, bunların birer ayrıcalık vesilesi değil, belki sorumlulukların daha fazla olma vesilesi olduğunu biliriz. Bunun nefis muhasebesini yaparız. Akraba ve yakınlarımızı, eş ve dostlarımızı yakın iseler ziyaret ederek, uzak iseler telefonla arayarak bayramlarını tebrik ederiz. Hastalarımız var ise, mutlaka onları ziyaret ederiz. Hayatta olanları ziyaret ederken, ölmüş geçmişlerimizi de unutmadan mümkünse kabirlerini ziyaret edip, Kuran-ı Kerim’ler okuyarak sevabını onlara da hediye ederiz. Bayram tatilidir diye başımızı alıp bir yerlere gitme işini, akraba ve büyükleri gözardı ederek yapmayız. Konuşmadıklarımız veya küs olduklarımız var ise, mutlaka sevabının büyüklüğünü düşünerek alttan alır ve ilk giden biz olalım diye hemen barışırız. Etrafımızda küs olanlar var ise, onları barıştırmak için gayret ederiz. Gerek bayram ziyaretlerinde ve gerek arkadaş ortamlarında gıybet etmekten ve söz taşımaktan kaçınırız. Tanıdığımız yaşlı alim ve ehl-i hal var ise, mutlaka onları ziyaret eder ve hayır dualarını almaya gayret ederiz.

Bayramın ailece bayram olması için bayram günlerimize işimizi ve görevlerimizi taşımayız. Bir STK ve cemaat içinde isek, mümkün ise, başka STK ve cemaatlerin bayramlarını tebrik edici eylemlere katılırız. Etrafımızda darda olanlar ve sıkıntısı olanlar varsa daha dikkat ederek mutlaka onlara ziyaretlerde bulunuruz. Başkalarına gösterdiğimiz güler yüz ve anlayışı evimizin ahalisine de gösteririz. Bunların tümünü yaparken Allah (c.c.) katında geçerlilik mührü mahiyetinde olan ihlas, yani ‘sadece Allah (c.c.) için’ ve niyetimizi de Allah (c.c.) için (Allah’ım niyet ettim senin rıza ve hoşnutluğun için akrabalarımı, arkadaşlarımı ziyaret etmeye, bunu yapmaya vs.) mutlaka ederiz ki, yaptıklarımız bir yandan hayatımızda güzelliklere sebep olurken, diğer yandan da ahiretimize azık olsun. Yoğunlaştırılmış bir ibadet atmosferinden çıkarken, farz olan ibadetlerimizi özellikle atlamamaya gayret ederek ve mümkün mertebe, namazlarımızı camide kılmaya özen gösteririz.

Ve en önemlisi de, bir bayrama daha kavuşmuş olmanın şükrü içerisinde, sevdiklerimizle huzurlu ve mutlu bir bayram geçirme arzusunda iken Filistin, Suriye, Mısır, Doğu Türkistan, Myanmar ve Arıkan’da zulüm gören kardeşlerimizin burukluğu, bir an olsun gönlümüzden ayrılmamalıdır. Dualarımızda kardeşlerimizi unutmayıp, tüm İslam ümmeti için Yüce Rabbimiz’den yakın bir zafer ve selamet istemeliyiz.

Merhamet ede Rahim

Dermanı vere Hâkim

Lutfede Lutf-i Kadim

Bayram o bayram olur.

Alvarlı Efe Hazretleri’nin de söylediği gibi, kardeşlerimizin kurtuluşu ile inşallah bize de bayram o bayram olur…   

Barışın, birliğin, huzurun, adaletin, sevgi ve kardeşliğin simgesi olan bayramımızın hayatımızın daim bayram olmasına vesile olmasını Cenab-ı Hakk’tan niyaz ederim.

Selam ve dua ile…

 

İlimsiz

DİĞER MAKALELER