CANLI YAYIN

Vakit Kıyama Ses Verme Vaktidir!

Vakit Kıyama Ses Verme Vaktidir!

Malum olduğu üzere gecenin sabaha en yakın anı, karanlığın en koyu olduğu zamandır. İslam ümmeti olarak son iki yüz yıldan beri yaşadığımız fetret döneminin bir kör karanlık döneminden geçmekteyiz. Dünyanın neresine bakarsak ümmetin yaşadığı her yer savaş, talan, kan, barut kokmakta. Her yerde ağıtlar yakılmakta, her yerden yetimlerin feryatları duyulmakta. İşte kaç yıldan beri kanın ve gözyaşının hâkim olduğu Suriye’de minik henüz üç yaşında yaralı olan küçük çocuğun feryadı halen kulaklarımızdan çıkmış değil. Minnacık sevimli sesiyle “Ben gidip hepinizi Rahman’a şikâyet edeceğim!” diyordu. Evet, sahiplenemeyişimizi, mazlumlarla imtihan edildiğimizin farkında olamayışımızı, zalimlere karşı etkisi cılız kalmış dualarla avunduğumuzu, ümmetin mazlum evlatlarının “Neredesiniz ey Ümmeti Muhammed!” diyen feryatlarını hala duymaktayız maalesef. Namusları ve iffetleri çiğnenmiş genç gelin olan Ayşe bacıların feryatlarına karşı ekran başında akıtabildiysek iki damla gözyaşlarımızı şikâyet edecek. Yarın büyük mahkemenin kurulduğu günde nasıl cevap vereceğiz veya verebilir miyiz?

Keşmir'deki, Çeçenya’daki, Yemen’deki, Somali’deki, Arakan’daki, Irak’taki Suriye’deki Filistin'deki Afganistan'daki, Doğu Türkistan’daki yıkılan yurtlar, çiğnenen mukaddesatlar, tarumar edilen iffetler merkezli feryatlara karşı duruşumuzu nasıl savunacağız? Nasıl savunacağız? Şeyh Ahmet Yasin’in Allah’a(c.c) yaptığı, ümmetin sessizliğinin şikayetini…

Hatırlayın Efendimize ﷺ gelip bir grup hoca istemişlerdi. Efendimiz ﷺ bir grup sahabeyi göndermiş ve bu sahabelere Rec’i kuyuları denilen yerde tuzak kurulmuş ve 7 sahabe şehit olmuşlardır. İki tanesi de müşriklere satılmışlardı. Bu haberi alan rahmet elçisi, merhametin şahı Efendimiz ﷺ bir ay boyunca namazlarda ve namazların akabinde kunut duaları ile bu oyunu oynayanlara beddua etmişti.

Kardeşlerim şunu bilmeliyiz ki, şimdi bugünkü egemen güçlerin gücü, maalesef senin benim sessizliğimiz ve duyarsızlığımızdandır.  Örneğin Mısır’da halkın iradesi ile tecelli eden hakkın tecellisini hiçe sayan zalim firavun Sisi bugün geçmiş selefi olan firavun hakkında Cenabı Hakkın bizlere kelamı kadiminde haber verdiği “
فَاسْتَخَفَّ قَوْمَهُ فَاَطَاعُوهُ اِنَّهُمْ كَانُوا قَوْمًا فَاسِقٖينَ ~ ~ ~
 Firavun, kavmini küçük düşürdü (ezdi, kişiliksizleştirdi). Onlar da kendisine itaat ettiler. Çünkü onlar yoldan çıkmış bir toplumdu.” (Zuhruf, 54) mealindeki yolu takip etmekte. İnsanları sindirmek için yıllardır akla ziyan zulümlere ve yollara başvurmakta. İşte daha dün Mısır’da yükselen ümmetin kıyamını bastırmak için 529 kişi hakkında alınan uydurma karar bunun bir örneğidir. Peki, neden böyle bir kıyam var? Senin sesin çıkmadığı için. Sen hala ayağa kalkmadığın için ve ben daha ölmedim demek için gereken etki ve tepkiyi gösteremediğin için.

Mısır’a, Suriye’ye, Arakan’a, Somali’ye, Filistin’e sahip çıkmakla yükümlü bulunduğun kulluk sınavında olduğunu unuttuğun için. Allah’ın (c.c) seni bu kardeşlerinin haklarını sahiplenmekten, savunmaktan da hesaba çekeceğini unuttuğun için. Yaşadığımız hayatta Allah (c.c.) kendisine halife olarak seçtiği, dolayısı ile Allah (c.c.) adına hakkı hakikati kaldırıp, batılı, zalimi ve zulmü yok etmekle vazifeli olduğunu unuttuğun için. Feryatları arşı inleten körpe bebelere, iffetleri çiğnenmiş ümmetin kadınlarının, kızlarının feryatlarına “Allah’ım bizleri secdelerde, rükûda, kıyamda vurdular” diyen ümmetin yiğit evlatlarının seslerine kulaklarımızı tıkadığımız için.

     Değerli dostlar daha dün bir ağacın kesilmemesi için koca bir ülkeyi ayağa kaldıranlar, yol kenarında öldürülen bir kedi, köpek için eylemler basın açıklamaları yapanlar, balıklar için tepki koyanlar nerede Allah aşkına! Takımımızın oynadığı oyunda verilen bir sarı kart kararı kadar bir insanın değeri yok mu mazlum Müslümanların? Tamam, AB ve ABD’nin başını çektiği, Batı ülkelerinin uydurdukları demokrasi ve insan hakkı putunu utanmaz ve arlanmazca yediklerini gördük ve elbette ki bunlardan umut beslemek de yersiz bir davranış. Ama bize ne demeli? Bizler ne zaman kendimize gelip aslan yavrusu olduğumuzu, tarihimizde olduğu gibi zalimin korkulu rüyası, mazlumun yâri olduğumuzu hatırlayacağız?

Şimdi önemli bir süreçten geçmekteyiz. Kapımıza gelecek olan idareye talip şahsiyetlerden, kendi vakfımız, derneğimiz, cemaatımızdan önce ümmet adına, ümmetin durumu adına bir şeyleri gündem etme ve isteme zamanımız olmalı.

Evet değerli dostlar, yaşadığımız şehirlerdeki sivil toplum kuruluşları olarak Filistin ve diğer beldelerdeki kardeşlerimiz hakkındaki zulümleri telin ve bununla beraber tüm dünyadaki mazlumlara ses vermek ve zalimlere ümmetin yiğit evlatlarının artık kıyamda olduğunu ve sonlarının yakın olduğunu haykırmak için toplanmak, kıyam etmek vaktidir. Bunu yapacak ve dualar edeceğiz.

Alt kimliğimiz olan cemaatimizi, tarikatımızı, partimizi üst kimliğimiz olan ümmet oluşumuza araç ve araçsal kılmaya mecburuz. Alt kimliklerimizin bizleri bölmesine parçalamasına aldanıp avutmasına mahal vermeyeceğiz. Niyetlerimizi tashih edip yeniden Allah adına meydanlarda, sahalarda olmaya ve gerekirse ölmeye hazırlanmaya mecburuz.

Selam ve dua ile...

İlimsiz

DİĞER MAKALELER